GAYBET MESELESİ NE ZAMAN ORTAYA ÇIKTI?

GAYBET MESELESİ NE ZAMAN ORTAYA ÇIKTI?


Bazıları İmam Hasan’ın (a.s) çocuğu olmadan vefat ettiği için Osman b. Said gibi çıkarcı kimselerin makamlarını koruma gayesiyle Mehdi’nin gaybet kıssasını uydurduklarını ve halk arasında yaydıklarını söylerler.

Halbuki Resulullah (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmanları önceden Hz. Mehdi’nin gaybet olayını haber vermişler ve halk arasında yaymışlardı. Örneğin:

Peygamber (s.a.a) şöyle buyururlar: "Beni, insanlığı müjdelemek için gönderen Allah’a andolsun ki, çocuklarımın Kâim’i takdir edildiği üzere gaybete çekilecektir.

Öyle ki halkın çogu "Allah’ın Al-i Muhammed’e (Muhammedoğullarına) ihtiyacı yoktur" diyecek, kimi de onun doğumu hakkında şüpheye düşecektir. O halde gaybet zamanını derkeden dinini korumalı, Şeytan’a kanarak şüpheye düşmemelidir.

Sakın Şeytan onu kandırıp dinden çıkarmasın! Daha önce de anne ve babanızı cennetten çıkarmıştı. Allah o Şeytan’ı kafirlerin dostu kılmıştır."[218]

Asbağ b. Nebâte şöyle nakleder: "Emir-el Müminin (a.s) Hz. Kâim’i andı ve şöyle buyurdu: "Bilin ki o Hazret öyle bir gaybete çekilecektir ki cahiller "Allah’ın Al-i Muhammed’e ihtiyacı yoktur" diyeceklerdir."[219]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: "Eğer imamınızın gaybetini duyacak olursanız, inkar etmeyin."[220] (Aynı manayı ifade eden bundan başka 88 hadis vardır.)

Bu hadisler esasınca müslümanlar, Kâim için gaybetin zaruri olduğunu ve bu gizlenişin onun özelliklerinden sayıldığını biliyorlardı. Hatta Mehdi olduğunu tahmin ettikleri kimseler için bile bir türlü gaybet farzediyorlardı. Ebu-l Ferec-i İsfahani şöyle yazıyor:

"İsa b. Abdullah der ki; Muhammed b. Abdullah b. Hasan çocukluk çağında bile gaybet ve gizlilik içinde yaşıyordu ve Mehdi olarak adlandırılmıştı."[221]

Seyyid Muhammed Himyeri şöyle diyor: "Ben Muhammed b. Hanefiyye hakkında aşırı gitmiştim ve onun gaib (beklenen Mehdi) olduğuna inanıyordum. Bir müddet bu aşırılığım sürdü, ta ki günün birinde Allah bana lütfetti de Cafer b. Muhammed Sadık vasıtasıyla ateşten kurtuldum, doğru yola hidayet oldum.

Olay şöyle oldu: Cafer b. Muhammed’in imamlığına delil ve bürhan ile inanınca bir gün ona şöyle arzettim: "Ey Resulluh’ın evladı, gaybet hakkında imamlardan bir takım hadisler elimize geçti ki bu olayın vuku bulacağının kesinliğine delalet ediyorlar.

Sizden bu gaybetin kimin hakkında gerçekleşeceğini bana söylemenizi rica ediyorum." İmam şöyle buyurdu: "Bu gaybet, altıncı evladım hakkında olacaktır.

Hz. Resulullah’tan sonra gelen onikinci imamdır ki birincisi Ali b. Ebi Talib’dir. Sonuncusu ise hak üzere olan Kâim, Bakiyyetullah ve Sahib-uz Zaman’dır. Allah’a andolsun ki gaybeti, Nuh’un ömrü kadar bile sürse zuhur etmedikçe ve dünyayı adaletle doldurmadıkça dünyadan göçmeyecektir."

Seyyid Himyeri şöyle diyor: "Bu konuyu Mevlam Cafer b. Muhammed’den duyunca gerçeği öğrendim ve Onun vasıtasıyla geçmiş inançlarım yüzünden tevbe ettim ve bu hususta şiirler yazdım."[222]

O halde va’dedilmiş Mehdi’nin gaybet meselesi Osman b. Said tarafından uydurulmamıştır. Aksine, Allah Tealâ gaybeti onun için takdir etmiş, Hz. Peygamber-i Ekrem (s.a.a) ve Ehl-i Beyt imamları da henüz babası bile dünyaya gelmeden onu insanlara bildirmişlerdi.

Tabersi (r.a) şöyle yazıyor: "Veliyy-i Asr’ın (Hz. Mehdi) gaybeti ile ilgili hadisler O, babası ve ceddi henüz doğmadan söylenmiş ve Şii hadis alimleri de hem usul,

hem İmam Bakır ile İmam Sadık (a.s) zamanında yazılmış kitaplarında bunu kaydetmişlerdir. Bu güvenilir hadis alimlerinden biri de Hasan b. Mahbub’tur ki gaybet zamanından tam yüz yıl önce Meşiha adlı kitabı yazmış ve bu kitabında gaybet ile ilgili hadisleri kaydetmiştir. Örneğin:

Ebu Basir "İmam Sadık’a (a.s) şöyle arzettim" der: "Hz. Ebu Cafer (İmam Bakır) şöyle buyuruyordu: "Al-i Muhammed’in Kâim’inin iki gaybeti vardır; biri uzun, diğeri ise kısa sürecektir.

" O zaman Hz. Sadık (a.s) şöyle buyurdu: "Evet o gaybetlerden biri diğerinden daha uzun sürecektir." Daha sonra şöyle yazar: "Görüldüğü gibi, İmam Hasan Askeri’in (a.s) oğlunun iki defa gaib olmasıyla bu hadislerin doğruluğu ortaya çıkmaktadır."[223]

Muhammed b. İbrahim b. Cafer-i Nu’mani, Gaybet-i suğra (küçük gaybet) zamanında doğmuştu ve o Gaybet adlı kitabını yazarken İmam-ı Zaman’ın mübarek ömründen seksen küsür yıl geçiyordu.

Mezkur kitabın 6. sayfasında şöyle yazmaktadır. "Ehl-i Beyt İmanları (a.s) İmam-ı Zaman’ın gaybetini önceden haber vermişlerdi. Eğer gaybet gerçekleşmeseydi bu mevzu İmamiye mezhebinin inançlarının batıl olduğunu gösterirdi.

Ama Allah Teala ona gaib kılmakla imamların sözlerinin sihhatini gösterdi.


GAYBET KONUSUNDA İMAM-l ZAMAN’lN DOĞUMUNDAN ÖNCE YAZlLAN KİTAPLAR


Va’dedilmiş Mehdi’nin gaybet olayını Hz. Peygamber-i Ekrem (s.a.a) Ali b. Ebi Talib ve diğer imamlar da müslümanlara hatırlatmış ve ashab ve tabiin arasında bu olay meşhur bir hale gelmişti.

Bu mesele o kadar meşhurdu ki bazı raviler, alimler ve Ehl-i Beyt İmanlarının ashabı henüz İmam-ı Zaman ve hatta babası ve dedesi bile doğmadan, gaybet hakkında birçok kitaplar yazmış ve Mehdi ile gaybeti hakkındaki hadislerin tümünü kaydetmiştirler. Bunların isimleri Rical kitaplarında geçer. İşte birkaç örnek:

1- Ali b. Hasan b. Muhammed-i Tai-i Tateri: Musa b. Cafer’in (a.s) ashabından biri olup gaybet hakkında bir kitap yazmıştır. Aynı zamanda da fakih ve güvenilir biriydi.[224]

2- Ali b. Ömer A’rac-i Kufi: Musa b. Cafer’in ashabından.[225]

3- İbrahim b. Salih-i Enmati: Musa b. Cafer’in ashabından.[226]

4- Hasan b. Ali b. Ebi Hamza: Hz. Rıza’nın (a.s) zamanında yaşamıştır.[227]

5- Abbas b. Hişam-i Naşiri-i Esedi: Çok değerli ve güvenilir biriydi. Hz. Rıza’nın (a.s) ashabındandır; H. 220 yılında vefat etmiştir.[228]

6- Ali b. Hasan b. Fazzal: Alim ve güvenilir biriydi. Hz. Hâdi ve İmam Hasan Askeri’nin ashabıydı. Gaybet hakkında o da bir kitap yazmıştır.[229]

7- Fazl b. Şazan-i Nişaburi: Fakih, mütekellim ve İmam Hâdi ve Hasan Askeri’nin ashabından sayılıyordu. Al-i Muhammed’in Kâim’i ve gaybeti hakkında o da bir kitap yazmış ve H. 260 yılında vefat etmiştir.[230]

Yukarıda belirtilen karinelere dikkat edilecek olursa İmam-ı Zaman’ın gaybet meselesinin yeni bir hadise olmadığı, dini bir kökene sahip olduğu Hz. Resulullah (s.a.a) zamanından şimdiye kadar sözkonusu edilegediği açıkça ortaya çıkar.

O halde Osman b. Said ve benzerlerinin bu meseleyi kendiliğinden uydurmaları ihtimali bütünüyle temelsiz bir iddiadır ve Ehl-i Beyt mektebiyle düşman olanlıkları yüzünden hakıkatleri göremeyen düşmanlar dışında hiçkimse böyle bir iddiada bulunmaz.

Ayrıca şu üç meseleyi de ilave edecek olursak İmam-ı Zaman’ın gaybet meselesi daha bir açıklık kazanır:

1- Aklî bürhanlar ve masumlardan nakledilen birçok rivayetler esasınca imam ve hüccetin mukaddes varlığı, insan türünün bekası için zaruri ve lazımdır ve hiçbir zaman bu mukaddes varlıktan mahrum kalınmamıştır.

2- Birçok hadisler esasınca, imamların sayısı oniki kişiyi geçmemektedir.

3- Hadisler ve tarihin tanıklığı gereğince, imamlardan onbiri yaşamış ve vefat etmiştir.

Bu üç meselenin de ilave edilmesiyle Hz. Mehdi’nin bekası ve varlığı kesin bir şekilde sabit olmaktadır ve zuhur etmediği sebebiyle de "gaybete çekilmiştir" demek gerekir.